Garson İbrahim Işgın çalıştığı beş yıldızlı otelde elektrik akımına kapıldı. Şimdi altına bez bağlayarak dolaşıyor. Kazandığı 1 milyon lira tazminat için avukatı patronu Bülent Eyilik’e gittiğinde ünlü işadamının bir kuruşu olmadığı ortaya çıktı.
İbrahim Işgın, 19 Mart 2005 tarihinde Antalya Kemer’deki Royal Resort Otel’de garson olarak çalışırken, sosis makinesinin kapağını açtığı anda elektrik akımına kapıldı.

Solunumu duran ve yaklaşık 3 ay Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi gören, ardından Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi’ne götürülen Işgın, hastanede yaklaşık 2 yıl süren tedavisinin ardından ailesi tarafından Ordu’nun Ünye İlçesi’ndeki evlerine götürüldü.
Bu olay sonrası ellerini kontrol edemeyen, yürüyemeyen, konuşamayan, yutkunma yeteneğini kaybettiği için yemek yiyemeyen, midesine yerleştirilen hortumla beslenen, tuvalet ihtiyacını gideremediği için altına bez bağlanan Işgın için Adli Tıp Kurumu, ’yüzde 100 iş göremez’ raporu verdi. Işgın’ın avukatı Cemalettin Şık’ın sorumlular hakkında Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2006 yılında açtığı tazminat davası ise 2009 yılında sonuçlandı. Mahkeme, Royal Resort Hotel’in sahibi Bülent Eyilik’e ait Eytur Turistik İşletmeleri A.Ş.’yi, 368 bin 686 lira tazminata mahkum etti. Mahkeme, bu paranın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte şirketten ve yetkililerinden alınarak, İbrahim Işgın’ın ailesine teslim edilmesine karar verdi.
Bir kuruş bulamadılarAvukat Cemalettin Şık, yasal faiziyle 1 milyon lirayı aşan alacak için icra takibi başlattı. İcra memurlarıyla birlikte Royal Resort Otel’e ve Bülent Eyilik’e ait işyerlerine giden Cemalettin Şık, Eytur şirketinin ticareti terk etmesi, bazı işyerleri ve gayrimenkullere diğer alacaklılar tarafından el konulması, bazılarının ise satılması nedeniyle hiç tahsilat yapamadı. Bülent Eyilik’in Antalya’nın tanınmış işadamlarından biri olduğuna dikkat çeken Avukat Şık şunları söyledi, “Bu kişinin sosyal statüsünün mahkemece de göz önüne alınarak, sınıf ayrımcılığı yapıldığı kanaati ve iddiasındayız. Yargıtay aşaması da dahil edilirse cezanın zaman aşımına uğrayacağı kesindir. Kazandığımız tazminatı alamıyoruz. Gencecik, fidan gibi o adamın, çocuk gibi altına bez bağlanarak yaşamaya mahkum edilmesi içimi sızlatıyor. İç hukukta başka çaremiz kalmadığı için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduk.”