RSS / XML
$1.8295
€2.3265
IMKB56,992
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 05 Nisan 2011 Sali 10:10:44 tarihnde eklendi. 259 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

University of Kentucky ve Enes Kanter olayı

University of Kentucky ve Enes Kanter olayı
University of Kentucky ve Enes Kanter olayı
Bu hafta YGS olayı veya soruları ile ilgili yazacaktım fakat bu konuları; üniversite için sınav olabilir ama yerleştirme olmaz, sınav öğrenci değerlendirmesinin sadece bir parçasıdır, mülakat, gitmek istediği kurumla uyuşma vs. gibi yüzlerce kriter olmalı, gençliği bu şekilde heba ediyoruz diye yıllardır yazıyorum. Vakıf üniversitelerinde burs ve yerleştirmenin YÖK kurallarına göre işlemesinin adil olmadığını, bu kadar üniversite açılmışken yerleştirmenin de artık yersiz olduğunu düşündüğümü de defalarca yazdım.

O yüzden bugün yine çok önemli başka bir konuya değinip şu sıralar uluslararası spor kanallarında çok sık gündeme gelen bir olayı aktarmayı düşündüm. Şimdi gelelim yazının başlığındaki o konuya...

Mart çılgınlığı

Daha önce Türkiye Basketbol Federasyonu’nun (TBF) dikkatini çekmeye çalışmıştım, ABD’de “üniversite ligi” hem üniversiteler için çok büyük gelir kaynağıdır hem de öğrencilere takım ruhu kazandırır ve başarılı olanlar için de geleceğini garanti etme olanağı yaratır.

Her yıl ABD’de mart çılgınlığı “march madness” deyimiyle tarihe geçmiş bir durum yaşanır. Üniversite basketbol ligi için “mart çılgınlığı” deyimi her yıl kasım ayında başlayıp nisanın ilk günlerindeki finale kadar süren yoğun ilgi dönemini tarif eder. Yöresel liglerde başarılı olan takımlardan 64’ü 4 bölgede oynayarak bölgesel şampiyonların birleştiği “Final Four” günlerine gelir.

Bu yıl lig sürprizlerle doluydu ve VCU, Butler final 4’e, finalin müdavimleri Kentucky ve Connecticut’la birlikte yükseldi. Gazetenin basıldığı saatlerde Butler Connecticut finali oynanıyor olacak. ABD’de üniversite ligleri ile ilgili kuralları son derece sıkı takip eden kurum, NCAA’dir. (Bizdeki TBF gibi).

ABD’de üniversite liglerinde futbol, beyzbol, tenis, basketbol, atletizm vs. gibi alanlarda sporcu olan öğrencilere kesinlikle “para” ödenmiyor. Lige üniversitenin sporcusu olarak devam edebilmesi için ise öğrencinin her dönem yüzde 70’lik okul başarısının altında düşmemesi gerekiyor.

Para meselesi o kadar sıkı tutuluyor ki, geçmişte antrenör öğrenciye cebinden yemek parası verdiği veya araç kiraladığı için müsabakalardan 5 yıl men edilen takımlar oldu. Güçlü programlar için TV hakları, bilet ve müsabaka gelirlerinin yıllık 100 milyon dolar mertebesinde olduğu düşünülürse bu cezanın getirdiği kayıp daha iyi anlaşılır...

NCAA, üniversitelere sporcu öğrenci almanın kurallarını koymuştur. Öğrenci bursla alınıyorsa, karşılanacak olanlar eğitim giderleri, barınma (okulda), yemek ve sağlık sigortası ile kısıtlıdır. Cep harçlığı dahi verilemez. Ancak öğrenci cep harçlığı için kampüste çalışabilir. Türkiye’deki durumun aksine, ABD’de öğrencinin kesinlikle daha önceden profesyonel olmaması gerekiyor veya profesyonel olan birisi aynı zamanda üniversitede oynayamıyor. Türkiye’de kulüp takımında oynayan oyuncu aynı zamanda üniversitede oynuyor ve (vakıf) üniversitelerinde burslu olarak okuyabiliyor! Türkiye’de not ortalaması kriterinin de ABD’deki gibi uygulanmadığı bir gerçek. Kaldı ki futbol milli takımımızda oynayan oyuncuların birçoğu üniversitelerde kayıtlı ancak yine birçoğu derslere dahi gitmiyor ve sonrada mezun olabiliyorlar. Suç, onlarda değil sistemde. Daha çok askerliği ertelemek için kullanılan bir metot haline gelmiş bu iş.

Enis’in başına gelen

Gelelim Enis Kanter’e: Enis bu yıl dünyanın ve ABD’nin en iyi lise basketbolcularının bir araya geldiği “Nike Hoop Summit”te 2006-2007 sezonu NBA liginin en değerli oyuncusu (MVP’si) Alman Dirk Nowitzki’nin rekorlarını kırarak bu turnuvanın en değerli oyuncusu oldu.

Eski ve ABD’de de oynamış bir basketbolcu gözüyle web’deki maçlarını izledim. Uzun boyuna rağmen Enis’in oyun stili yumuşak, güçlü. Oyun zekâsı da çok iyi. NBA’deki başarılı oyuncularımız Hidayet, Mehmet Okur, Ersan, Semih, Ömer Âşık, Mirsad ve İbrahim’den sonra kuşkusuz o da Türkiye’yi temsil edecek. Belki daha da başarılı olacak.

Küçük yaşından beri Fener-Ülker’de basketbola devam eden Enis’in Türkiye’de aldığı, ailesinden uzak kalan genç oyunculara verilen aile yardımını NCAA “profesyonellik” kapsamında değerlendirdi. (NCAA’in tespit ettiği, 33 bin 030 dolar) Kentucky, bu paranın “öğrencinin spor başarısından elde edilen gelir statüsü” bağlamında görülmesi gerektiği yolunda NCAA’ye Ocak 2011’de itiraz etti. Fakat itiraz reddedildi. (Bir de Enis mart ayında mart çılgınlığından önce tekrar üniversiteye başvurdu ve bu başvuru da reddedildi).

Kentucky cumartesi gecesi Connecticut’a 56-55 mağlup oldu ve koçları finale çıkamayışlarını Enis’in yokluğuna bağladı. Enis bu yıl büyük ihtimalle NBA Draft’da 5-7. sırada seçilecek. Kendisine bir büyük tavsiyesi: Kesinlikle üniversiteyi bitirmeli.

Şimdi ben YÖK’e bu yazıdan bir ders çıkarmasını; Türkiye’deki kulüplere, genç yaştaki sporcu çocukları para ile eğitmemelerini ve onları bu tür olanaklardan mahrum kılmamak için daha dikkatli olmalarını; federasyonlara ise genç yeteneklerle ilgili düzenlemeleri yapmalarını öneriyorum.

İsim vermeden, bir anımla bitireceğim: İzmir’den bir genç basketbolcuya University of Arizona’nın (en güçlü programlardandır) efsane koçu Lute Olson adından bir burs teklif ettiğimde bana “ne kadar para verecekler” diye sormuştu! İşte şu anda ülkemizdeki eğitim ve spor anlayışının önümüze koyduğu manzara budur.
University of Kentucky ve Enes Kanter olayı
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Hava Durumu
Son Haberler World News mobilya
ANKET
12 Haziran Seçimlerinde Hangi Partiye Oy vericeksiniz?
AKP
CHP
MHP
DİĞER
OY KULLANMIYCAM
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Yol Durumu
© Copyright 2010
Her hakkı saklıdır.